KARs MASALI

2019’un ilk dakikalarında +30 derecede bir termal havuzdayken, yaklaşık 12 saat sonra -30 derecede bir kar masalının kahramanları olmak için Kars’taydık 🙂 Hava buz gibiydi, ama Kars insanının sıcaklığı ve içimizi ısıtan hikayeleri sayesinde hiç hissetmedik 🙂

Doğu Ekspresi Biletini Nasıl Aldık?

Aslında, yeni yıla Doğu Ekspresi’nde girip nostalji yapmayı planlıyorduk ama bilet bulamayınca yılbaşı planlarını değiştirdik. (Hatta nasıl bilet alamadığımızın videosunu buradan izleyebilirsiniz:)) Ve dostlarla beraber termal havuzda yeni yıla girmeye karar verdik! 🙂 Tabi Doğu Ekspresi için bilet bakmaya da devam ettik.

TCDD internet sitesinde en fazla 30 gün sonraya bilet satıyor. Gece 02:00’de biletler satışa açıldığında bilet almaya çalıştık ama her seferinde hüsrana uğradık. Örtülü kuşetli ve yataklı vagonlar için biletler satışa çıktığı anda, saniyeler içinde bitiyordu.

Her gün sürekli olarak 30 günlük tüm zaman dilimini tarayarak kontrol ettik. Ve sonunda 4 Ocak Cuma gününe Kars’tan Ankara’ya yataklı vagonda 2 kişilik yer bulduk (toplam 240 tl). Ama nasıl?

Doğu Ekspresi Bileti Alma Tüyoları

  • Tarih yaklaştıkça tur acentaları kapattığı ama satamadığı biletleri iptal ediyor, böylece sisteme tekrar giren biletleri hızlı davranan alabiliyor. Bu da demek oluyor ki, seyahatinizi açığa çıkan bilete göre ayarlamak durumundasınız.
  • TCDD’nin EYBİS uygulaması bilet alma kısmını çok hızlı ve pratik yapmanıza olanak veriyor. Önemsiz gibi görünse de boşa çıkan biletleri alırken hız çok önemli.
  • 1’den çok bilet alacaksanız kendi bilgilerinizi kaydedip tüm biletleri hızlıca kayıtlı yolcu adına alabilirsiniz. Sonra internet sitesinden biletlerinizi seçip “düzenle” kısmından yolcu isimlerini değiştirebilirsiniz (mutlaka doğru yolcu ismiyle olması gerekiyor). Siz bu işlemleri yaparken biletleriniz boşa çıkmıyor! Yani zar zor bulduğunuz yerleri kaybetme riskiniz yok, korkmayın.
  • Bilet ararken satış diye ararsanız tüm boş yerleri gösterir, rezervasyon diye ararsanız çok daha az yer gösterir. O sebeple, yer bulma şansınızı artırmak için satış kutucuğunu işaretleyin.

Kars Programımız

Bileti dönüşe alınca, gidiş için 1 Ocak Salı gününe İstanbul–Kars uçak bileti aldık ve Kars Öğretmen Evi’nden yer ayırttık (kişi başı kahvaltı dahil 60 TL). Geriye araları doldurmak kaldı..

Sevgili Onur ailesi planımıza dahil olunca program da onlarla beraber geldi 😊 Kars’a gidip Ani Ören Yeri, Çıldır Gölü, müzeler ve tarihi yerleri keşfedebileceğimiz ve Doğu Ekspresiyle geri dönebileceğimiz bir program yaptık.

1. GÜN: Kars’a Varış ve Merkez Turu

Varışımız öğleden sonra olduğu için, hızlıca öğretmenevine yerleşip Kars’ın kar ve buzla kaplı sokaklarında dolaşmaya başladık. Kars Kalesi’nin yakınlarında karnımızı doyurduktan sonra (Tadım Döner’e gittik ve beğendik), kalenin hemen altındaki 12 Havariler Kilisesi’ni ve çevresini dolaştık. Hikayesi, mimarisi ve üzerindeki 12 Havari kabartmasıyla bizi derinden etkileyen kilise, ziyarete kapalı olduğu için içini gezemedik.

Dönerken yol üstünde rastgele girdiğimiz peynirci, Merkez’de Boğatepe Köyü’nden gelen gerçek gravyer peynirini satan bir kaç yerden biriymiş meğer.. Bunu ertesi gün başka peynircileri de gezdikten sonra öğrendik. Tadımlık gravyer ve küçük bir kavanoz bal alıp ayrıldık. Adres ve iletişim bilgisi için: Kars Peynircisi

2. GÜN: Bize Özel Günübirlik Tur

Akşamın tartışma konusu turla gezmek mi araç kiralamak mıydı. Karslı tanıdıklarımızı arayıp danıştık ve sonunda Ozan Hoca’ya ulaştık (@karsturvip). Kendisi atanamamış öğretmenlerimizden ve geçimini sağlamak için taksi şoförlüğü yapıyor. Programı konuşup anlaştık. Vaktimiz kısıtlı olduğu için biraz yoğun bir program oldu mecburen. Bu VIP turumuzun sonunda, taksimetrede kaç lira yazdığına  Facebook fotoğraf albümünden bakabilirsiniz!

Kafkas Müzesi (Kanlı Tabya)

Sabah ilk durağımız… Burada şehit olmuş askerlerimizin eşyaları, anıları ve o zamanki yaşamları başarıyla canlandırılmış. Demokrasinin, Cumhuriyet’in ve bağımsızlığın ne kadar önemli ve değerli olduğunu, bu uğurda ne bedeller ödendiğini tüm çıplaklığı ile size hissettiren, çok değerli bir müze olduğunu düşünüyoruz. Etkisinden çıkmanız uzun sürecek.

Ani Harabeleri:

Müzeden sonra, Unesco Dünya Miras Listesi’ndeki Ani Ören Yeri (Ani Harabeleri)‘ne doğru yola koyulduk. 1 saat süren yolculuğun ardından (48 km), Ani Köyü’nü geçerek, Ermenistan sınırında, Arpaçay nehri kenarındaki harabelere vardık. Burası, yüzyıllardır birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış ve bir zamanlar bölgenin önemli bir merkeziymiş. “1001 Kilise Şehri” olarak da anılan Ani’de, bugüne kadar 40 kilise, şapel ve anıt mezar tespit edilmiş. Burayı layıkıyla gezebilmek için programınızı yaparken 3-4 saatinizi ayırmanızı tavsiye ederiz.

Çıldır Gölü:

Bir sonraki durağımız olan Çıldır Gölü‘ne en az 1 saat yolumuz var. Taksiyle gezmenin bir avantajı da bu, siz kullanmadığınız için yolculuk sırasında dinlenebiliyorsunuz. Gölün Ardahan tarafına kadar gittik. Buz tutmuş yüzeyinde bol bol fotoğraf çektirdik. Çocukluğumuzdan beri ilk kez donmuş bir gölün üzerindeydik, çok eğlenceliydi. Atlı kızaklar hemen gölün kenarındalar, hepsi çevredeki köylerde yaşayan insanlara ait. Kızakları el yapımı, atlar da iyi durumda ama hava çok soğuk. Üzerlerinde battaniyelerle müşteri bekleyen o güzelliklere kıyamadık ve atlı kızağa binmedik.

Burası “Atalay’ın Yeri” diye geçiyor. Dışarıdaki buz gibi havaya inat gürül gürül yanan sobanın yanında kurulan soframızda gölden çıkmış taze sarı balıklarımızı, Gürcistan’dan gelen üzüm suyu eşliğinde yedik. Balıklar çok kılçıklı, ama aşırı lezzetliydi. Kişi başı 50 tl gibi bir hesap ödedik.

Bu arada, gölün kenarındaki tüm tesisler sarı balık sattığını söylüyor ama içlerinden birkaç tanesi gerçekten sarı balık servis ediyor. Tıpkı Merkez’de herkesin gravyeri Boğatepe Köyü’nden aldığını söylemesi, ama sadece birkaç yerin gravyeri Boğatepe’den İlhan Koçullu’dan alması gibi..

Kars Turizmi

Doğu Ekspresi’nin popülaritesi sosyal medya paylaşımları ile artınca, Kars’ta bir Doğu Ekspresi turizmi başlamış. Talep artınca fiyatlar uçmuş.  Önce taksiciler, oteller ve esnaf gelen misafirlere kafasına göre fiyatlar çıkarmış. Kim neyi tutturabilirse.. Ama bu durum uzun sürmemiş. Şikayetler artınca, Vali duruma el koymuş, esnaf uyarılmış, turizm konusunda bilinçlendirilmeye çalışılmış (Trabzon Uzungöl’de yaşananların aynısı). Hatta Çıldır Gölü’ne bir tesis bile yapmışlar: “Kütük Ev”. Biz gidemedik ama Kütük Ev’e gidenler yemekten sonra mutlaka helvasını tadın diyorlar!

Kars Kalesi’ne Doğru

Dönüşe geçiyoruz. Ani ve Çıldır, Kars merkeze aynı uzaklıkta, ancak farklı yönlerde oldukları için, yol en az 3 saatinizi alıyor. Yolların durumu da belli: her yer kar ve buz.

Servislerle giderseniz onların programına uymak zorundasınız, araç kiralamak da gereksiz risk ve zaman kaybı. Bizim yaptığımız gibi lokal bir taksiyle anlaşmanızı öneririz. Ozan Hoca’nın sürüşü bize güven verdi, hava şartlarına ve yollara hakim, ayrıca gidilmesi gereken yerleri, esnafın iyisini kötüsünü ve en güzel fotoğraf noktalarını biliyor.

Akşamüzeri Kars’a ulaştığımızda, Ozan Hoca bizi araçla kalenin içine kadar çıkarıyor. O soğukta bu büyük bir lüks.. Kars Kalesi‘nden Kars manzarası inanılmaz! 70 yıl önce buradan çekilen fotoğrafla yan yana koy, alakası yok. Güzelim şehri plansız programsız yapılaşma yüzünden mahvetmişler. Kocaman beton yığınları dolu her yer, üzülüyoruz.. Ülkemizin genel sorunlarından biri bu elbette, Kars’a özel değil ama Kars’ta olmasaydı keşke diyoruz.

Keşke burada yapılan her binaya kesme taştan yapılma şartı getirilseydi, destek verilseydi, teşvik edilseydi. Ani Ören Yeri’nde ve Kars’ın ara sokaklarında görebildiğimiz tek tük eski taş yapılar ve Rus mimarisi korunabilseydi keşke.. Şimdi kaleden baktığımızda bu beton yığınları yerine, geçmişten günümüze bir köprü gibi ulaşmış İpek Yolu’nun üzerindeki bu mistik şehre yakışan bir Kars manzarasına bakıyor olurduk..

Oh Gravyer!

Kaleden iniyoruz, yol üzerindeki peynircilerin çayını içip peynirlerini tadıyoruz. Kaşar tamam ama gravyer dün akşam aldığımızın yanından geçemez 😊 Çok oyalanmadan öğretmenevinin üst sokağında, dün akşam tesadüfen bulduğumuz Kars Peynircisi Ekrem Abi’ye gidiyoruz. Hem kendimize hem arkadaşlarımıza hediyelik gravyer peynirler alırken gravyerin öyküsünü dinliyoruz, Alplerden Kars’ın Boğatepe Köyü’ne uzanan bir hikaye..

Akşam Yemeği

Akşam yemeği için, arkadaşımız Zerrin’in yönlendirdiği Karslı kuzeni Gamze Hanım’a danışıyoruz. O da bize, çok sıcak ve samimi bir restoranda yer ayırtıyor: Hanımeli Restoran. Sayesinde çok güzel bir akşam geçiriyoruz.

Menüde Kars mutfağına ait yemekler var. Şerbetini ve tatlısını (gafur gonak) mutlaka deneyin. Dilek Hanım ve eşi Çetin Bey, hem damağımıza hem kulaklarımıza ziyafet çektiler.

Çetin Bey akordeon eşliğinde söylediği şarkılarla bizi yıllar öncesinin Kars akşamlarına götürdü. Bu arada, Çetin Bey ve Dilek Hanım, Özgür’ün Trabzon’daki Karslı ilkokul öğretmeni ile eski ahbap çıktı. Çetin Bey söylerken Trabzon’a canlı yayın yaptık. O anları ve “Kars Masalı”na ait diğer videoları yakında paylaşacağız YouTube kanalımızdan izleyebilirsiniz.

3. GÜN: Tabii ki Sarıkamış!

Bu arada planı güncelledik. 3 Ocak Perşembe sabah 08:00’de Kars Tren İstasyonu’ndan kalkan Doğu Ekspresiyle Sarıkamış’a gitmeye karar verdik. Yol 1 saat sürüyor ve kişi başı sadece 7 tl 😊

Sarıkamış Kayak Merkezi pistlerinin dibindeki Snow Kayı Otel’den yer ayırttık (tam pansiyon kişi başı skipass dahil 300 TL). Otele gider gitmez, hiç vakit kaybetmeden, kayak odasından ekipmanlarımızı kiraladık (board + bot 80 tl) ve resepsiyondan tüm pistlerde geçerli olan skipasslarımızı alıp piste çıktık. Sarıkamış Kayak Merkezi güncel skipass fiyatlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Şansımıza hava hep açık ve güneşliydi. Bu sefer, ilk kez açık yakaladığımız Karanlıkdere tarafındaki pistlerde kaydık. Burası snowboardcular için tam bir cennet! Karanlıkdere pistlerinin arasında kalan ormanın içinden, sarı çam ağaçları arasında slalom yaparak kaymak çok eğlenceli. Pistlerin açık olduğu saate kadar (16:00) kayıp otelimize döndük.

4. GÜN: Doğu Ekspresi ile Ankara’ya!

Ertesi gün (4 Ocak Cuma) sabah 09:00’da 24 saatlik bir yolculuk için Sarıkamış Tren Garı’ndan Doğu Ekspresi’ne bineceğiz!

Ve işte yine ordayız! Göz alıcı beyaz manzaralara karşı uzanıp yine büyüleniyoruz…

Erzurum’da durduğumuzda, geleneği bozmayarak sipariş ettiğimiz cağ kebabını almaya iniyoruz (Çınar Cağ Kebap: 0442 243 44 74). Ve istasyonda hararetli bir tartışmaya şahit oluyoruz. Öğreniyoruz ki, bizim arkamızdaki 2 vagonun ve önümüzdeki 1 vagonun elektrik arızası nedeniyle ısıtması ve prizleri çalışmıyor. Kars’tan çıkarken tamir etmişler, ama yolda yine bozulmuş. Buz gibi vagonlarda üşüyen yolcular yemek vagonuna toplanmışlar, 2 tanesi de Erzurum’da inmiş. 2 saat boyunca tamir etmek için uğraşsalar da, fayda etmiyor ve tekrar yola çıkıyoruz..

Talihsiz yolcular, neredeyse Sivas’a kadar, yemekli vagonda seyahat ettiler. Sivas Divriği istasyonunda arızalı vagonlar sağlamları ile değiştirildi. 1 saatten fazla da burada rötar yapınca Ankara’ya 08:00 yerine 12:30 civarında ulaştık.

Bu arada bu sefer, Windows arkaplan fotoğraf karelerini yakalamayı başardık ! (temsili :))

2. Kez Deneyimlediğimiz Doğu Ekspresi Notlarımız

Tren Arızası: Görevlilere göre, hepsi kişisel kullanım hatasından.. Kompartımanlarda su ısıtıcı, tost makinası, elektrikli ısıtıcı v.b. yüksek amperli ürünler kullanılması elektrik tesisatını yakıyormuş ve tüm uyarılara rağmen artık sürekli oluyormuş bu. Birilerinin bencilliği yüzünden tüm vagonun çile çekmesi tam bir Türkiye özeti değil mi?

Bu arada bizim vagonda da, sucuk kokuları eksik olmadığından, elektrik tesisatını yakacaklar diye çok korktuk.

İnsanların kompartımanları nasıl kişiselleştirdiğini ve kimisinin nasıl da abarttığını görmek için, İnstagramda #doguekspresi hashtagini aratın ve çıkan sonuçlara bir bakın lütfen.

Yataklı Vagon vs. Örtülü Kuşetli: Gelelim bizim yataklı vagona.. Özgürle örtülü kuşetlinin daha kullanışlı olduğu konusunda hemfikiriz. 2 sene önce, yanımızda snowboardlarımız olmasına rağmen örtülü kuşetlide çok daha rahat yolculuk etmiştik. Üstteki yatakların birini yüklük gibi kullanıp tüm eşyaları oraya koymuş ve alttaki yataklarda karşılıklı seyahat edebilmiştik. Yataklıda karşılıklı oturmak mümkün değil çünkü kompartımanın bi tarafında altlı üstü 2 yatak (tek kişilik yataklar, örtülüdeki ile aynı) varken, diğer tarafı masa ve lavabo.

Hava kararana dek uzanıp camın önünden akıp giden dağları, bulutları, vadileri ve nehirleri izlemeye devam ettik. Sonra uyumuşuz, çok yorgunduk zaten. Yolda saatlerce rötar yaptığımız için Ankara’da planladığımız kahvaltıyı yemekli vagonda yaptık. Menünün fotoğrafına yakında paylaşacağımız Facebook albümümüzden ulaşabilirsiniz.

Ankara’da Anıtkabir Ziyareti

Sonunda Ankara Garı’na ulaştığımızda, valizlerimizi gardaki emanet dolaplarına kitleyip Atamızı ziyarete geldik.

Kars’tan Sarıkamış’a ve sonrasında Ankara’ya kadar bizi takip eden kar yağışı ve soğuk havada, Anıtkabir’e doğru yürürken geçilen Aslanlı Yol üzerinde hatıra fotoğrafı çektirdik.

Bu arada, Anıtkabir hakkında daha önce duymadığınız ve bilmediğiniz gerçekleri öğrenmek için bu videoyu mutlaka izlemenizi öneriyoruz. Anıtkabir’de görevli tüm askerlerimize hayırlı tezkereler diliyor ve ziyaretçilere karşı son derece kibar, anlayışlı, nazik ve saygılı tutumları için ayrıca teşekkür edip ayrılıyoruz Anıtkabir’den..

Sona Doğru

Ankara-İstanbul uçuşumuz için havaalanına geçiyor ve sonunda İstanbul’a geliyoruz. Kars’tan beri bizimle olan kar, İstanbul’da da bizi karşılıyor. Acaba KARs Masalı burada bitmiyor mu?

Son olarak, Zerrin’e ve kuzeni Gamze’ye, Ozan Hoca’ya, Kars Öğretmen Evi personeline, Snow Kayı Otel personeline, Hanımeli Restoran işletmecileri ve çalışanlarına, Doğu Ekspresi çalışanlarına, yolcularına (sucuk yapanlar hariç) ve cağ kebabını getiren delikanlıya çok teşekkürler.. Kar(s) Masalını beraber yazdık. 🙂