Hollanda’da Bir Masal Köyü: GIETHOORN

Seneler önce fotoğraflarını görüp de bir gün gitmeyi hayal ettiğimiz Giethoorn’dayız sonunda! Bazılarının abartılıyor dediği yer, bizce fotoğraflarından daha da güzel!

Tosbikle Avrupa turumuz sonrasında gittiğimiz Giethoorn, Avrupa’da en beğendiğimiz yerlerin kesinlikle ilk üçünde! Burası, aradığımız huzurun doğru adresiymiş. Pencereden baktığınızda gördüğünüz her manzara adeta bir tablo, duyduğunuz tek ses kuşların sesi.. Tekneler bile sessiz..

Giethoorn Nerede? Nasıl Gidilir?

Giethoorn, Hollanda’nın kuzeyinde, Steenwijk kasabasına 5 km. mesafede, Overijssel eyaletinde yer alıyor.

Giethoorn’a gitmek için önce Amsterdam Schipol Havaalanı’na uçmanız gerekiyor. Havaalanından araç kiralayıp 130 km yani yaklaşık 1-1,5 saatte gidebiliyorsunuz.

Diğer bir alternatif, havaalanındaki tren istasyonundan Steenwijk’e giden trene binmek (yaklaşık 2 saat sürüyor) ve buradaki otobüs durağından da Zwolle’ye giden (70 numaralı) otobüse binmek. Giethoorn Zuid durağında inebilirsiniz. İndikten sonra merkeze gitmek için de bir 10 dakika yürümeniz gerekiyor.

Giethoorn Hakkında

UNESCO Dünya Mirasları Listesi’nde yer alan bu masalsı köyde 2600 civarında kişi yaşıyor. Her yerinde su kanalları olması nedeniyle “Hollanda’nın Venedik’i” ya da “Kuzey’in Venedik’i” olarak da biliniyor. Buradaki evler ada ya da adacıkların üzerine kurulu ve her eve tahtadan yapılmış bir yaya köprüsüyle ulaşılıyor. Bu yüzden de 180 civarında köprü yer alıyor köyde. Giethoorn’da motorlu araç yasak olduğu için, ulaşım aracı olarak elektrikli botlar ya da bisiklet kullanılıyor. Whisper Boat (Fısıltı Botu) adı verilen bu botlar, adı üzerinde sessizler. Burada kuşlardan başka ses yok derken, şaka yapmıyorduk 🙂 Yük taşıyan botların köprü altından geçebilmesi için, bahsettiğimiz minik köprüleri istenildiğinde kol kuvvetiyle yukarı kaldırılabilecek şekilde yapmışlar.

Diğer ilginç bilgi ise, Giethoorn’un anlamı: “keçi boynuzu” (gietehorens=goat horns)! Buraya yerleşen ilk insanlar, 10. yüzyılda gerçekleşmiş olan selden geriye kalan yüzlerce keçi boynuzu bulmuşlar ve bu yüzden buraya bu ismi vermişler.

Giethoorn’daki evlere hayran hayran bakarken bu birbirinin neredeyse aynısı olan çatıların nasıl yapıldığını merak ettik ve bununla ilgili çok güzel bir kaynak bulduk. Instagram’da öne çıkan hikayelerimizde “Giethoorn” başlığı altında öğrendiklerimizi detaylıca paylaştık. Dileyenler buradan ulaşabilir.

Giethoorn’da Yapılacak Şeyler

1. Köyü botla ya da bisikletle turlayın

Aslına bakarsanız burada yapacak çok birşey yok. Sadece doğanın ve sessizliğin tadını çıkarın. Bunu köyü turlayarak ya da kaldığınız evin penceresinden bakarak yapabilirsiniz.

Gezerken burada hala insanların yaşadığını unutmayın. Saygılı ve sessiz olmaya özen gösterin. Ev sahipleri o kadar sıkılmış olacak ki, evlerine giden yaya köprüleri üzerine “özel mülk”, “izinsiz girilmez” gibi uyarılar koymuşlar. Bazısında Çince de yazıyor 😊 Hallstatt’ta olduğu gibi burda da çok sayıda Çinli turist var.

2. Müzeleri gezin

Museum Giethoorn ‘t Olde Maat Uus: 1988 yılında açılmış olan bu müzede otantik bir çiftlik evinin gündelik yaşamı sergileniyor. Yerel halkın hikayelerinden geleneklerine kadar herşeyi bulabilirsiniz. İçeride ufak bir kahve köşesi ve hediyelik eşya satışı da var. Kış sezonunda 28 Ekim-29 Mart döneminde, Cumartesi, Pazar ve Pazartesi; yaz sezonunda ise 30 Mart-25 Ekim döneminde, her gün, 11:00-17:00 arası ziyarete açık. Kişi başı 6.5 Euro giriş ücreti var. Müze hakkında tüm güncel bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

Museum De Oude Aarde: Müzenin kurucusu Rene Boissevain’in keşif turları sayesinde eşsiz bir koleksiyona sahip bu müzede, 1969’dan bu yana toplanan çeşitli güzel taşlar, mineraller ve fosiller sergileniyor. Burada dünyanın en büyük yumurtasını, Brezilya’dan getirilen ametist jeotunu, Amerika’dan getirilen taşlaşmış ağaç gövdesini görebilirsiniz. Kişi başı 3.9 Euro giriş ücreti var. Mart-Ekim döneminde, her gün 10.00-18.00 arası; Kasım-Şubat döneminde, Pazartesi ve Salı hariç, 10.00-17.00 arası ziyarete açık. Müze hakkında tüm güncel bilgilere buradan ulaşabilirsiniz.

3. Festivallere katılın

Fotoğraf, destentor.nl sitesinden alınmıştır.

Her Ağustos ayının son Cumartesi günü Gondelvaart (Gondol Tur) etkinliği düzenleniyor. Süslenmiş ve ışıklandırılmış botlar, müzik eşliğinde kanalda gezinti yaparak, Giethoorn’un atmosferiyle birlikte bir peri masalını canlandırıyor. Detaylı bilgi için burayı tıklayın.

Denk gelirseniz, Temmuz-Ağustos aylarındaki Müzik Festivali’ne de katılabilirsiniz.

4. Yakındaki köyleri gezin

Gitmişken Zwolle ve Vollenhove’yi de görebilirsiniz!

Konaklama

Biz airbnb’den tuttuğumuz bir evde kaldık. Giethoorn’un tam merkezinde değil, ancak bisikletle 10-15 dakikada gidilebiliyor. Bizce, iyi ki de uzaktaymış, çünkü Giethoorn Merkez turist kaynıyor.

Konaklarken dikkat etmeniz gereken şey, sineklerin olmadığı bir yer olması. Bataklık bölgesi olduğundan sinek illa ki oluyor, ancak sanırız ilaçlama düzgün yapılırsa çok olmayacaktır. Bizim kaldığımız yerde çok vardı. Önündeki şezlonglarda güneşlenmeyi hayal etmiştik, ancak sinekten ağzımızı bile açamıyorduk :/

Bir de evde kalırken, duvarda asılı olan fotoğraftan, oranın eskiden inek ahırı olduğunu anladık:))) Eski bir ahıra göre, gayet güzeldi içerisi :)) Manzarası, konumu ve içi 10 üzerinden 10 bizce.

Linkini buraya bırakıyoruz.

Buraya gelmişken, mutlaka buradaki orjinal evlerde kalmalısınız. Beğendiğimiz diğer 2 seçenek de burada: B&B De Galeriet Giethoorn ve B&B Heida.

Ne zaman gidilir?

Yazın yemyeşil olduğu, bisiklet ve bot turlarını rahat rahat yapacağınızı düşünürsek yaz aylarında tercih edilmeli. Ancak kışın da, şömine başında bembeyaz atmosferi yaşanabilir😊

Yazımızdan yanıtını alamadığınız sorularınız varsa, mutlaka bize yazın!

Keyifli geziler!